Bugün Bilgi Üniversitesi’nden gençler geldi ofise, ziyaret maksatlı. AB master programından çoğu yabancı yaklaşık 20 kişi. Türkiye’de AB’yle ilgili çalışma yürüten kurumları gezerken bize de uğradılar. Ben de onlar için bizi tanıtan mini bir sunum hazırladım. Üstüne de soru bombardımanına tutuldum.Sunumu yaparken farkettim ki uzun zamandır kalabalık önünde ayakta birşeyler anlatmamışım. Garip geldi mi, hayır. Heyecanlandın mı, ona da hayır. Bir tek herkesi yolcu ettiğimde terlediğimi farkettim. Ama terlettiler cidden, iyi de oldu. Bazen kendime bile dillendiremediğim şeyleri patır patır döküverdim, AB’yle ilgili yani.
En güzel ansa, herkes çıkarken benim üniversitedeki halimi hatırlatan genç kadının, ne kadar memnun kaldığını, beni ne kadar beğendiğini, hatta genç bir kadın olarak kendi konumda bu kadar yetkin olduğum için gururlandığını söyledi. Sonradan öğrendim ki kendisi “gender” konusunda çalışıyormuş. Ne garip bir duygu böyle övülmek.
Tabi ki kalktı bir yerlerim…
Sahneye çıkıp süper şarkı söylemişim gibi, ahahha..
Ah şu bilinçaltımdaki şöhret olma isteği!

