Muzik dinlemek hayatimda kendimi bildigimden bu yana hic aksatmadan yapabildigim sanirim tek aktivite, belki de en enderlerinden biri…
Su yirmi dort (rakamla 24) yillik hayatim, muzik dunyasindaki teknolojik gelismeleri yakinen takip etme sansina sahip oldu.
Misal, kucuklugumde teyzemin evindeki pikap ve plaklar ilk gordugum muzik dinleme araclari oldu ki hala kendime ait bir pikabim olmamasina ragmen ordan burdan toparladigim plakara bakarak kendimi nedense pek hos hissederim..
Kaset devri her 80′lerde dogmus ve 90′larda cocukluk ve gencligini gecirmis insanlar acisindan bir devrim, bir fenomen olmustur. Ilk walkmanimi edindigim zamani hatirliyorum da dunyalar benim olmustu. Panasonic walkmanim daha sonra elimde parcalanmis ardindan babamin son teknoloji harikasi ses kaydi yapabilen dijital AIWA marka walkmanine ortak olmus hatta bir sure sonra zimmetime gecirmeyi de basarmistim. Yas 14-15 olsa gerek, ilk yabanci muzik deneyimlerim de kasetle basladi diyebilirim Hatta cok net hatirliyorum elime gecen ilk yabanci kaset Kiss’in MTV UNplugged albumu olmustu. Ileride yaslandigimde ordan buradan topladigim esyalar evimin cop ev damgasi yemesine neden olacagindan bu kaset de elbet cikacaktir bir yerlerden diye tahmin ediyorum.
Ardindan Compact Disc donemi basladi hayatimizda.. Ben teknolojideki bu gecise biraz zor adapte oldugumu itiraf etmeliyim. Aliskanliklarimdan vazgecme konusunda sikinti yasadigim bu konuda da acikca ortaya cikiyor. Bu teknolojiyi evimize ilk sokan sahis benden dort (rakamla 4) yas kucuk kardesim oldu,. Ben buyuk bir direnc gosterdigimi hatirliyorum. O zamanlar Orta Asya ulkelerinden birinde lisede okuyordum ve ne yalan soyleyeyim cd calara da ihtiyacim yoktu. Oradaki en populer aktivite hala ogrencilerin birbirine kaset kaydi yapip hediye etmeleriydi.Ama benim teknoloji canlisi minik kardesim taa Turkiye’den cd calar getirtmis ustune de durmadan cd siparisinde bulunmustu 2 yil boyunca..
Turkiye’ye dondugumde anladim ki cd sektorune uyum saglamak icin bir hayli geride kalmisim. Ilk cd playerima universite 2. sinifta sahip oldum, ardindan geldi cd alisverisleri..
Ama bu olaya tam adapte olamadan mp3 devri girdi hayata.. Yil 2004 sanirim. ben harcliklarimla ilk mp3 playerimi satin almayi basarmisim, Ankara’daki amerikan pazarindan. Gercekten pek bir sirindi, sony’nin bean denen biraz fazlaca hormonlanmis fasulye gorunumundeki mini mini bir akilli iki aleti..
Bu saatten sonra iflah olmadim zaten, ardi ardina alinan cd’ler, mp3 e donusturmeler, playera yuklemeler. Eski calardan sikilip hemen yenisini arastirmalar vs.. Son olarak gecen sene londra’dan aldigim ve performansindan bir hayli memnun oldugum Creative Zen’imle mutlu mesut yasamimi idame ettirirken bir sure sonra cd playerin eksikligini hissettigimi farkettim hayatimda.
Londra benim icin cd cennetiydi. Ucuz album satan envai cesit record markette saatlerce vakit gecirip onlarca cd yle eve dondugumu hatirliyorum. Konuya iliskin lutfen bkz: Flopp
Onca cd yi eve gelip bilgisayara aktarip ardindan mp3 playera yuklemek tam anlamiyla bir iskenceye donustu bir sure sonra ve bir discman edinmeye karar verdim nihayetinde..
Girdgim her dukkanda “artik discman satmiyoruz” cevabini almam ve ozellikle bir dukkan sahibi tarafindan “hang devirde yasiyorsun sen” baslikli ve “cd is dead, long live mp3″ finalli bir vaaz dinledikten sonra amacima orada ulasamayacagimi anlayip, hevesim kursagimda dondum evime, ardindan da Turkiye’ye..
Sadede geleyim, su anda bir hayli mutluyum cunku az once Ankara’daki evimde yillar once aldigim discman ve cd’lerimi buldum. Hem de seneler once cok sevdigim bir dostumla takas ettigimiz sari cd cantasinin icinde..
Ileride neler olacagini az cok tahmin ediyorum. Cd’ler piyasadan tamamen kalkacak ve minik usb ya da sd’ler icinde music marketlerde yerini alacak albumler, ama elbette asil satis yine internetten yapilacak..
Ama ne olursa olsun, siz siz olun teknoloji atlamayin, her birini sindire sindire kullanin, somurun ki ileride iciniz buruk olmasin.. Benim gibi sonradan ironik bir bicimde “nostalji duskunu” veyahut “old-fashioned” vb. yaftalara maruz kalmayin..
Bu biraz da seye benziyor, gercek feodal yasami pas gecerek vahsi kapitalizme ayak uydurmaya calisan bir toplumun can cekismeleri.
Tanidik gelmis olabilir mi??