Posted by Goksen Asia Jacqueline under Kategorilenmemiş
Leave a Comment
Babamı sevdiğimi söylemiş miydim ? Kız evlatların babalarıyla olan diyaloglarının yakınlığı bilinen bir gerçek… Ancak bizim aramızdaki bağ biraz farklıydı. Birbirine bu kadar benzeyip sürekli didişen anlaşamayan, birbirini anlayamayan insanlardandık biz, ya da ben öyle sanardım…
Senelerdir ayrı yaşıyor oluşumuz ve kırk yılda bir araya her gelişimizde ortaya çıkan kaotik ortam bana bunu hissettirirdi. Sanki arada bir paravan vardı ve biz aynı dilde konuşuyor olsak dahi o paravanın ardında bir başka yankılanırdı..
Bu son görüşmemiz, seneler sonra ilk kez başbaşa kalışımız ikimizin de artık olgunlaştığını gösterdi bana…
Meğersem ne kadar da iyi anlaşabilirmiş, birbirimize bağırıp çağırmadan nasıl da iletişim kurabilirmişiz. Kaygılarımızdan, geleceğe ilişkin endişe ve korkularımızdan nasıl bu kadar rahat söz edebilirmiş; aradaki paravanı isteyince nasıl da yok edebilirmişiz !
Tanıdığımı sanıyordum babamı, yanılmışım…
Babamı yeni yeni keşfediyorum…
“Ama babacığım”ı anımsıyorum, biz de onu söyleyeceğiz çocuğumuza…
Posted by Goksen Asia Jacqueline under Kategorilenmemiş
Leave a Comment
Evde tek başıma vakit geçirmek ne kadar da huzur veriyor(muş gibi hissettiriyor).
Ama sormadan edemiyorum kendime; gerçekten yalnız kalmak mı sevdiğim, yoksa giderek yalnızlığa daha çok alışıyor oluşum mu; bilemedim…
Posted by Goksen Asia Jacqueline under Kategorilenmemiş
Leave a Comment
Bir çift güzel göz, İstanbul trafiğinde hele hele şehrin orta yerinde hiç alışık olmadığım bir biçimde at arabası üstünde geliyor. Bana doğru, gözlerimin içine girecekmiş gibi… Ela gözler, içindeki siyahı, yeşili kahverengiyi görebiliyorum sanki…
Yanımdan geçerken “Çok güzelsin!” diye bağırıyor ve gidiyor…Arkama bakıp teşekkür ediyorum..
Güzeli görmek başka, hissetmek başka, hissettirmek başka… Hergün bir dizi insana kimileri ne kadar güzel olduğunu söylüyor, hissettiriyordur. Kimisi de gerçekten hissediyordur.
Ama bu sabah anladım ki, kimi şeyler zaman zaman “öz”de değil “söz”de olunca daha bir güzel oluyor. Ya da tek bir “söz”le “özde”liği yakalayabildiğinden günü güzel geçirmek için yetebiliyor…
Hergün aynı yollardan işe ve eve gidiyor oluşum tanıdıklık hissi yaratmaya başladı sanırım. Aynı insandan poğaça al, aynı kişilerle vapura, metroya bin… Seviyor muyum ne !
Eğleniyorum orası kesin!
Posted by Goksen Asia Jacqueline under Kategorilenmemiş
Leave a Comment
Londra’da Arsenal, İstanbul’da Fenerbahçe stadı evimin yanı başında.. Bir sevemedim şu futbolu !
Bu arada, çağan ırmak’ın son filmi ıssız adadaki melis birkan’ın, “karların üstündesin.donmak üzeresin ve tatlı uykuya kapılıyorsun. öldüğünün farkında değilsin” cümlesi ile paris je’taime filminde natalie portman’ın “listen. there are times when life calls out for a change. a transition. like the seasons. our spring was wonderful, but summer is over now and we missed out on autumn. and now all of a sudden, it’s cold, so cold that everything is freezing over. our love fell asleep, and the snow took it by surprise. but if you fall asleep in the snow, you don’t feel death coming. take care” sözleri arasındaki benzerlik pek hoşuma gitti !
Ayrıca eğer Issız Adam bu kadar beğenildiyse, ben ve OB’yi yazsak ve çeksek daha çok izleyici toplar buna kanaat getirdim… Derdimiz bu olursa tabi…