Şubat 2008


dun gece ettigim muhabbet ondan once gecen iki gecenin yarattigi sinirsel zehirlenmeme panzehir olusturan bicimdeydi… tabiri caizse kendime geldim.. butun o yapaylik butun o yalan dolan butun o entrikalar benim o sosyal ortam disinda sahip oldugum ya da oldugumu sandigim baska sosyal etkilesim bicimlerini de bir hayli olumsuz etkilemekte. ben de o nefret ettigim yuzlerine kufretmek hatta kusmak istedigim insanlar gibi yasamaya hissetmeye hissettirmeye basliyorum yavas yavas.. midem bulaniyor sonrasinda..

sonra gozlerimi aciyorum, karsimda bir ece, kralice !
yuzum guluyor, basliyoruz konusmaya, aciyoruz sarap sisesini, iciyoruz, doya doya, kana kana, sonuna kadar…

baslasin temasa !

her hayatin bir ratingi(reytingi) var diyor bana; yaptiklarimiz yasadiklarimiz yasattirip hissettirip hissettiklerimizin hepsi bu ratingi belirleyen unsurlar. ratingimizin artmasi izlenme ya da begenilme katsayimizin artisina tekabul ediyor. ariza bir insanla birlikte olmak hayatimiza heyecan katiyor olusu nedeniyle artriyor bu ratingi, cirkin bir adamin guzeller guzeli bir kadinla birlikte olmasi ya da bunun tam tersi cirkin olarak addedilen sahsin ratingini artiriyor mesela… surekli ayrilip barismak, toplum icinde bagris cagris kvga dovus icinde olmak vs…

basarili ve guzel olmak bizatihi ratingin normalin ustunde olmasina neden oluyor..

pekiii; biz neden izlenme payimizi artirmak istiyoruz ki; ya da istiyor muyuz.. yaptiklarimiz yasadiklarimiz buna deger mi.. bilemedim..

bu aralar ortaligi karistirmada uzerime insan tanimiyorum.. bu rating sevdasina kapildigimdan midir; fazla duygusal oldugumdan midir; her zamanki medcezir ruh halimden midir bilemedim..

ama herseye ragmen bir kisiden ozur diliyorum; o da kendini biliyor zaten..hm aslinda bir kisiden daha ozur dliyorum o da biliyor kendii… gerisi bos; hepiniz bossunuz…

tipki benim gibi..

Nedir seni deli eden? İçini içine sığdırmayan ? Bir anda huzurdan havadan uçururken ardından gözyaşlarına boğan??

Rahatsız mısın yahu ? Neyin var ?

Sen dememiş miydin, hazırım ben buna diye ! Sen değil miydin, herşeyi göze alan ! Bilmiş bilmiş bir daha aynısı olmayacak diye ortalarda dolanan ?

Biliyorum seni bu hale getiren şeyi; evet evet sen de biliyorsun ama bir türlü söyleyemiyorsun..

İtiraf etsene, biraz cesaret , birazcık !

Gününü yaşamayı unutma olur mu! Abla tavsiyesi benden sana… Her ne kadar beni abla olarak kabul ediyor olmasan da..

SORU:
Hiç istemeyeceğiniz bir anda, hiç istemeyeceğiniz bir mekanda, hiç istemeyeceğiniz bir halet-i ruhiye içinde ve hiç olmayı istemeyeceğiniz bir görünümde, karşılaşmayı bir şekilde istediğiniz insanı görürseniz ne olur?

CEVAP:
Hiç…
Evet, hiçbir şey olmaz , olamaz…

Nasıl olabilir ki ?


“Rüyada bisiklet sıkıntıdan sonra gelen ferahlık anlamındadır. Çok karışık bir sorunla karşılaşılacağı bazı yanlışlar yapılacağı ancak sonuçta sorunun aşılacağına işarettir.Bisiklete bindiğini gören kimse, kendi çabasıyla sorunların üstesinden gelecektir. Bir bisiklet alan kimse ise, bilerek sorumluluk yüklenecek ve bunun sayesinde işinde sivrilecektir.”

Hadi bakalım…

Saygı ve sevgi ikilisi…

Ayrı ayrı duyulabilen ama bir arada tadından yenmeyen iki farklı his…

Bir insana karşı sevgi besleyip, saygı duymazsak nasıl olur ? Ya da vice versa desek ? Hmm ?

Birileri beni seviyor, biliyorum ama nefret de ediyor, saygı bitiyor.. Bana kızıyor, küfretmek istiyor ama bunu ulu orta değil, kullanabildiği en iyi silah olan sözcükleriyle ağırdan, ince ince yapıyor. Bir nevi benim silahımı bana doğrultuyor.

Hakediyor muyum?

evet…

Peki ya ben..

..ben ne yapıyorum?

Boş…

Yazmayı seviyorum, gerisi boş… Ne zaman, ne mekan, ne insan…

Boş…