Mart 2007
Mart 28, 2007
Mart 24, 2007
don’t be scared we travelled fast, don’t look back there’s no past
Posted by Goksen Asia Jacqueline under KategorilenmemişLeave a Comment
Kime diyorum !!
Mart 20, 2007
hala hop tereyağlı ballı ekmek
Posted by Goksen Asia Jacqueline under KategorilenmemişLeave a Comment
![]()
Ne yapmam gerektiğini biliyor muyum?
Peki ne yapmamam gerektiğinin farkında mıyım?
Neden yapmam gerekeni yapmayıp, yapmamam gerekeni yapmakta direttiğimin açıklamasını yapabiliyor muyum, hmm?
Bu bilmişliğin, bu göt kalkıklığının, bu kendini bir bok sanmanın kaynağının ne olduğu konusunda herhangi bir fikrim var mı?
Bu işin sonunu nereye vardıracağımın hesabını yapabiliyor muyum?
O halde ne bok yiyorsam yiyorum..
Mart 15, 2007
bir dahaki firarımın en kısa zamanda gerçekleşebilme ihtimaline kaldırıyorum kupamı, theraflu eşliğindeki içi çay dolu kupamı..
bir daha grip aşısı olanın..
Mart 9, 2007

Beni diken üstünde tutan konuların sonuçlarının, daha önce tam da olabileceğini düşündüğüm biçimde gerçekleşiyor olması canımı iyiden iyiye sıkar oldu. Haklı çıkmaktan harap ve bitap düştüm. Tarihin tekerrürden ibaret oluşu varsayımını yerle bir etme çabalarım her seferinde boşa çıktı.
Yok mu beni şaşırtacak birşeyler ya da birileri? Ya da beni haksız çıkaracak; bak bu kez fena yanıldın diyecek ?..Yok mu gerçekten ?
“Hayat” denen bu oyun hep böyle devam edecek ve “ebe” hep“ben” olacaksam, mızıkçılık yapma hakkımı kullanmak istiyorum..
Mümkünse..
Anne neredesin, seni özledim..
Bizim okulun Kadın Çalışmaları’ndan Ayten Alkan’ın Bianet’teki yazısını lütfen okuyunuz, ben dahil çevremdeki bir çok kadının zihnindeki “kadın kadının kurdudur” biçimindeki tahayyülü nasıl da yanlışlamış.
Mart 8, 2007
Hem kamusal hem de özel alanın hemen hemen her boyutunda maruz kaldığımız ayrımcılığı mı?
Şiddeti mi, cinayetleri mi, intiharları mı ?
Emeğimizi mi?
Verdiğimiz onca mücadele ardından hala bir arpa boyu yol katedememiş olduğumuzu görmemizi mi?
Hmm, neyi kutluyorsunuz?
Üniversite okumuş, ekonomik bağımsızlığını kazanmış olduğu halde psikolojik şiddete maruz kalan ve bunu dillendiremeyen bizleri mi kutluyorsunuz?
Siyasette, iş yaşamında vs. varolma mücadelesi verirken hala patriarkal düzenin özneleri ve nesneleriyle muhattap olmak zorunda oluşumuzu mu, daha az parayla daha çok iş yapmamızı mı, hmm ? Neyi kutladığınızı sanıyorsunuz?
En doğal haklardan olan sevişme, cinsel haz duyma hakkını kullanıp, bekaretini kaybeden, bundan bireysel bazda rahatsız olmadığı halde toplum baskısı sebebiyle durumu ailesinden, çevresinden saklamak zorunda kalan bizleri mi kutluyorsunuz?
Kendi başımıza bir bok beceremeyip, Batı’dan duyduğumuz gördüğümüz şeyleri bizde uygulamaya çalışma çabalarımızı mı kutluyorsunuz ? Yeni bir şey üretemememizi mi, kendimizi yenileyemememizi mi kutluyorsunuz?
Eylemlerde sesimizi duyurmaya çalışırken sağımızdan solumuzdan geçen polislerin, esnafın, delikanlının “a.ına k.mun karıları” laflarını hala duyabildiğimiz için mi kutluyorsunuz?
Neden düşünmüyorsunuz, neden anlamıyorsunuz?
Canımız yanıyor, kanıyor.. Siz hala kutluyorsunuz …
Ne kutlu ne de mutluyuz, görmüyorsunuz..
Mart 7, 2007

Hep ansızın çık olur mu ortaya!
Hep beklenmedik zamanlarda sesini duyur!
Hep en istenmedik zamanda gir aklıma lütfen!
Hep en hazırlıksız anımda ağlat beni!
Ve..
Hep en beklediğim anda kaç benden olur mu!
Hep en istediğim anda beni unut!
Hep en hazır olduğumda vazgeç benden!
Ve..
Hep “benim” dediğim anda “başkasının” ol !
Bir insan olsun
Olsun da burada
Bir insan olsun
Orada
Nerede olursa olsun
Bir insan
Gitse olsun, kalsa olsun
Giderse olan, gitmezse duran
Aranır bir insan bir insanı
Arar bir insan bir insanı
Söylenemeyor çok şey
Susmadan..
Mart 5, 2007
| iletişim bence görüldüğünden de zor, hala çok zor. herkes kendi dünyasını, kendi dilini yaratır ve insanların kelimelere yükledikleri anlamlar farklıdır. örneğin ben mavi dediğimde, siz benim mavimden başka birşey anlıyorsunuz belki de. aynı şey hakkında konuştuğumuzu sanıp, aslında çok başka yerlerde olduğumuz durumlarda iletişim zorlaşır. | ||||||||||
| hatta ne kadar entelektüelseniz, jargonunuzun karmaşıklaşmasından dolayı, iletişiminiz de o kadar güçleşir. o yüzden ben kelimeleri tehlikeli bulurum ve onlara güvenmem. kelimeler dolaylı yollara sokar sizi, kaybolabilisiniz aralarında… iki insanın arasındaki en doğrudan iletişim yolu bence seks ve müziktir. çünkü seks daha doğru bir dili konuşur. ten yalan söylemez..
haneke’den inciler.. katılmamak elde değil.. |




