Efendim benim bir arkadaşım var, ismi lazım değil, pek severim, sayarım kendisini.. Kafası çalışır, okur,yazar, en önemlisi düşünür..Cidden düşünür. Daha çok severim o yüzden. Bir de aşıktır, öyle böyle değil cidden aşıktır, aşkın araya okyanuslar girse bile olabileceğinin kanıtıdır benim için, ilişkinin ailelerin itirazına, araya giren başka şahıslara rağmen sürebileceğinin kanıtıdır.
Neyse uzatmayayaım asıl mevzu bu değil. Sorun şu ki ben bu adamla vakit geçirince bambaşka halet-i ruhiyeler içerisine giriyorum.Neden diyeceksiniz, anlatayım..
Kendisi aslen Ankaralı olmasa da yıllarını burada geçirdiğinden hem olduğu yerin hem de güzide Ankaramızın şivesini çok iyi bilir, konuşur, yakıştırır da. “la bebe”, “la mal” kavramlarına sayesinde ben de aşinayım. Ne zaman onunla vakit geçirsek, yalnız ya da kalabalıkta iki kelam etsek ben bütün gün evde sokakta telefonda internette, “he la”, “la mal la”, “la bebeye bak la” vb. tabirler kullanmaya başlarım. Muhattabım olan kişi bizim camiadansa (mesela ismi lazım olan Gülcansa sorun yaşamam, o her daim öyle konuşur zaten, anlamaz benim durumumdaki değişikliği) sorun yaşanmaz ama uygunsuz şahıslar için kullanırsam akıllarında binbir farklı izlenim bırakırım.
Misal, babamla, geçenlerde telefonda konuşurken, tv’de programa çıkmış bir hocamdan bahsediyorduk ve bir anda ağzımdan “o mal la” tabiri çıktığında adamcağız sanırım bir 30 saniye ses vermedi. Ben de ne diyeceğimi bilemedim. Adamcağız beni bu yaşa kadar el bebek gül bebek büyütmüş, minikkenki erkeksi tavırlarım dışında gayet mütevazı şirin görünümlü cicili bicili bir kız çocuğu yetiştirmiş, benim yaptığıma bak..
Buna benzer bir durum bundan 3 sene önce okula gitmeden önce evin kapısının önünde yaşanmıştı. Kendisi işe arabayla, bense otobüsle gittiğimden oldukça spontan bir biçimde ağzımdan “oh bin sen arabana, ben de -sıkış tıkış yerine- sikiş tikiş giderim artık” demiştim de evde bir süre soğuk savaş rüzgarları esmişti. Ağzımdan yanlışlıkla (!!) çıktığını anlatana kadar imanım gevremişti.
Neyse efendim, suçlusu o başta bahsettiğim arkadaşımdır, canımdır, dostumdur. Dediğim gibi severim bebeyi…
Şimdi bunu niye anlattım ki, bilemedim, yok aslında ben kibar bir insanımdır da çevrem kötü demek için mi, yoo.. Can sıkıntısı işte..
Aynı anda 7 kitap okumaya çalışıyorum, ilk bitene eskiz yapıcam..

